/
Forex Tarihi

Dünyada Forex Tarihi

1970’li yıllardan günümüze, internetin yaygınlaşması ve bankalararası piyasaların gelişmesiyle birlikte Forex piyasasının işlem hacmi her geçen gün artmaya devam ediyor.

Forex piyasasının tarihi trampa (takas) ekonomisinin gerçekleştirildiği döneme kadar dayanmaktadır. Takas ekonomisi döneminde bir mal, karşılığında alınacak mala göre değer bulmaktaydı. Bir süre sonra paranın icadı ve ulusal ve uluslararası ticaretin artmasıyla, bir malın değeri parasal bir değerle ifade edilmeye başlandı. Bu durum, ülkeler arası ticarette farklı ülkelerin para birimlerinin birbirleri karşısında değer bulması zorunluluğunu ortaya çıkardı. 20. yüzyılda artan uluslararası ticaret hacmi, her ülke para biriminin Altın fiyatlarına sabitlenmesi gereğini beraberinde getirdi. Ancak söz konusu sistemde oluşan aksaklıklar, ülke para birimlerinin hem Altına hem de Amerikan Doları’na sabitlendiği Bretton Woods anlaşmasının imzalanmasına sebep oldu.


Bretton Woods Anlaşması
Anlaşmaya taraf olan ve ulusal para birimini Altın fiyatlarına sabitlemeyi kabul eden ülkelerin paraları Amerikan Doları’na göre değerlenmeye başlamıştır. Dolar, Altın ile dönüştürülebilir (convertible) tek ulusal para birimi olarak geçerliliğini korumuştur. Anlaşmayla birlikte 1 ons altın = 35 dolar ya da 1 dolar = 0,88867 gr. altın olarak belirlenmiştir. Anlaşma, ancak asimetrik parasal şokların yaşandığı durumlarda, herhangi bir ülkeye, parasının Dolar karşısındaki değerini değiştirme olanağı tanımaktadır. Bu tür dalgalanmalar için öngörülmüş olan devalüasyon ve revalüasyon oranları yüzde 10 ile sınırlandırılmıştır. Yüzde 10’un aşılması ise ülkelerin IMF’den alacakları özel izne tabi kılınmıştır.

Smithsonian Anlaşması
Bu anlaşma ile Amerikan Doları’nın değeri yabancı ülke para birimlerine göre yüzde 8 oranında düşürülmüştür. Fakat kısa süre içerisinde Amerikan Doları’ndaki devalüasyon oranının yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Dolara karşı gerçekleşen spekülatif ataklar neticesinde 12 Şubat 1973 tarihinde Amerikan Dolar’ı yüzde 10 oranında tekrar devalüe edilmiştir. Söz konusu hamlenin de yetersiz kalması sonucu 1-18 Mart 1973 tarihleri arasında döviz piyasaları kapatılmak zorunda kalınmıştır. 19 Mart’ta piyasaların yeniden açılmasıyla birlikte Asya ve Avrupa para birimleri Dolar karşısında serbest dalgalanmaya bırakılmıştır. Söz konusu gelişme başlangıçta geçici bir düzenleme olarak düşünülse de, yeni bir dönemin (esnek kur sistemi) başlangıcı olarak değerlendirilmelidir. Tüm bu düzenlemeler, döviz kurlarının serbestçe hareket etmesine imkan sağlayan esnek döviz kuru sisteminin ilk yapı taşlarıdır. Günümüzde ülke para birimleri, diğer ülke para birimlerinden bağımsız bir şekilde alınıp satılabilmektedir. Söz konusu durum Forex piyasasının etkinliğini ve derinliğini olumlu yönde etkilemektedir. Döviz kurlarının serbestçe alınıp satılabildiği Forex piyasasının ana katılımcıları özel/kamu bankaları, merkez bankaları, kur riskinden korunmaya çalışan özel ve tüzel kişiler, kar amaçlı işlem yapan (spekülatif yatırım yapan) bireysel yatırımcılar olarak sıralanabilmektedir.

Türkiye'de Forex Tarihi

1970’li yıllardan günümüze, internetin yaygınlaşması ve bankalararası piyasaların gelişmesiyle birlikte Forex piyasasının işlem hacmi her geçen gün artmaya devam ediyor.

Türkiye’deki Forex işlemleri Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından denetlenmektedir.

Türkiye forex piyasası, 31 Ağustos 2011 tarihinde SPK denetimine tabi olmuş ve yasal bir zemin kazanmıştır. Forex piyasa işlemleri yasallaştıktan sonra yurtiçi yatırımcısı da güvenlik endişesi duymadan günümüze kadar yatırımlara başlamış ve katılım oranı artan piyasa her geçen gün daha da büyümektedir.

Türkiye’de Forex’i SPK tebliği öncesi ve sonrası olarak iki ayrı dönem olarak değerlendirmek mümkündür. SPK sonrası tamamen güvenilir bir yapıya sahip olan forex piyasasının dönüm noktalarından biri de yurtiçi işlemlere aracılık eden kurumların SPK onayıyla müşteri kabul etmeye başlamasıdır.

Türkiye’de forex yatırımcıları SPK denetimi öncesinde yabancı aracı kurumlar vasıtasıyla piyasalarda işlemlerini gerçekleştiriyordu. Bu durum da Türk yatırımcıların çeşitli mağduriyetler yaşamasına sebep olabiliyordu.

Türk aracı kurumlarının da sektöre müdahil olmasıyla birlikte Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) piyasayı düzenleyici tebliğ ve mevduatlar hazırlamaya başladı. Yatırımcıların güvenle ve düzgün bir biçimde işlemleri yapmasını sağlayacak düzenlemeler yapıldıktan sonra forex piyasası yasal olarak Türkiye’de de kabul gördü.

Forex piyasasının online (çevrimiçi) yapısı işlemlerin hızlı ve kolay olmasını sağlarken, Türkiye’de teknolojik gelişmelere karşı olan ilgi de beraberinde Türk yatırımcıların bu piyasaya kolayca entegre olmasını sağladı. Ayrıca internet üzerinden kar amaçlı yatırım yapma yönteminin de popülerlik kazanmasıyla birlikte forex piyasasına ülkemizdeki ilgi aynı derecede artmaya başladı. SPK mevzuatlarıyla denetim altına alınan piyasa hem güvenli hem de hızlı kullanılma yapısıyla Türkiye’de forex yatırımcısının da ilgisini çekti.